Ligimize Değer Katan 10 NBA Yıldızı

Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi’ni uzun süredir takip edenler için artık rutinin bir parçası halini almıştır; beklenmedik bir ziyaret, bize “Bu adamın kariyeri nasıl oldu da burada sonlandı?” sorusunu her yıl en az bir kere sordurur. Bu sorunun bu yılki öznesi benim için PTT Türkiye Kupası maçları sırasında belli oldu. Sinan Erdem Spor Salonu’nun basın odasında kahve almak için beklerken birilerinin C.J. Watson’dan bahsettiğini işittim. İzlemekten her zaman keyif aldığım, fantezi ligimin FA listesinde gördüğümde istatistiklerini kontrol etmeyi âdet edindiğim C.J.’in uzun süredir ortalıkta görünmediğini fark ettim ama kulak misafiri olduğum bu sohbetin BSL ile ilişkili olabileceğini düşünmedim. Her şey basın tribününe geçip gazeteci arkadaşım Uğur Ozan Sulak’ın yanına oturduğumda aydınlandı. Watson kariyerine Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi’nde, Aziz Bekir’in göreve gelmesinin ardından lige tutunmaya çalışan Muratbey Uşak’ta devam edecekti.

Geçtiğimiz hafta ilk maçına çıkan Watson, bu yıl BSL takımlarında forma giyen 32. NBA kariyerli oyuncu oldu. (Bunların altısının –Ricky Ledo, Rakeem Christmas, Scotty Hopson, D.J. White, Sean Williams ve Damir Markota– macerası sezon sonunu göremedi.) Halen BSL takımlarının kadrolarında yer alan 26 oyuncu, kariyerleri boyunca toplam 3742 NBA maçına çıktılar. Bu oyuncular içinde, toplamda 110 NBA maçına çıkmış milli oyuncularımız Semih Erden ve Furkan Aldemir de var. Anadolu Efes ve Fenerbahçe Doğuş, dörder oyuncuyla kadrolarında en fazla NBA patentli yıldız bulunduran iki takım konumunda. İstanbul BBSK, TOFAŞ ve Trabzonspor, NBA deneyimi yaşamış herhangi bir oyuncuya sahip olmayan üç takımımız. En fazla BSL oyuncusunun buluştuğu NBA takımlarıysa, beşer oyuncuyla New York Knicks (Toney Douglas, Henry Walker, Derrick Brown, Andy Rautins, Earl Clark) ve Phoenix Suns (D.J. Strawberry, Earl Clark, Viacheslav Kravtsov, Zoran Dragic, Sonny Weems).

C.J. Watson (Muratbey Uşak)
NBA kariyeri (2007-2017):

600 maç (104 kez ilk beş), 20.2 dakika, 7.2 sayı, 2.5 asist, 1.9 ribaund, 0.9 top çalma

Golden State Warriors, Chicago Bulls, Brooklyn Nets, Indiana Pacers, Orlando Magic

Las Vegas’ta doğan ve üniversiteye kadar şehirden ayrılmayan C.J. Watson, 2005-06 Tennessee kadrosunda Chris Lofton adındaki süper skorerle buluşup takımını prestijli SEC Konferansı’nın zirvesine taşıyana kadar NBA takımlarının radarına girmeyi başaramamıştı. 15.3 sayı ortalaması ve %42 üç sayı isabetiyle Lofton’ın en büyük yardımcısı olduğu o sezonun sonunda turnuva yürüyüşü erken noktalanınca, Watson ilk profesyonel sezonunu İtalya ve Yunanistan’ın baş altı takımlarında (Reggio Emilia ve PAOK) geçirdi. Bir sene sonra NBA hayaline yeniden tutunmak için Amerika’ya dönen ve Gelişim Ligi’nde şansının dönmesini bekleyen Watson’ın kurtarıcısı “Nellie Ball” oldu. Oakland’da bir sene önce yarattığı sihri devam ettirmek isteyen Don Nelson, kendi adıyla anılan yüksek tempolu sistemde, Baron Davis’in kenarda olduğu dakikalarda takımı koşturacak bir oyun kurucu arıyordu. 10 günlük kontrat süresince veteran Troy Hudson’ın sürelerine gözünü diktiğini ispatlayan Watson, 10 sezonu bulacak NBA kariyerine işte böyle başlıyordu.

2009-10 sezonuna girildiğinde, şehirde yeni bir prens vardı. Takımın kalbinin attığı yer olan Stephen Curry-Monta Ellis arka alanını yedekleyen ilk isim olan Watson, ortalamalarını maç başına 27.5 dakikaya kadar yükseltti. 17 Şubat 2010 tarihinde Sacramento Kings’e 40 sayı atarak –halen geçerli olan– kariyer rekorunu kıran C.J., bu çıkışının ödülü olarak, yeni takımı Chicago’dan iki yıllığına 6.5 milyon dolarlık bir kontrat kaptı. Oyuna Nelson’a göre çok daha farklı yaklaşan Tom Thibodeau’nun planlarında da kendine yer bulmayı başaran Watson’dan burada da yeni jenerasyonun bir başka yetenekli oyun kurucusu Derrick Rose’u yedeklemesi bekleniyordu. Lakin Rose’u sık sık ziyaret etmeye başlayan sakatlıklar, Watson’ın rol tanımının biraz daha genişlemesine yol açacaktı. Rose’un ilk maçta ön çapraz bağını yırtması sonrası ilk beşe terfi ettiği, ancak %24 şut isabetiyle çok kötü bir sınav verdiği 2012 play-off ilk turundaki Sixers serisi gibi...

Bu hayal kırıklığıyla Chicago defterini kapatan Watson artık 28 yaşındaydı ve bir takımı “birinci adam” olacağına ikna etmesi daha güçtü. Brooklyn’de Deron Williams’ın arkasında bir yıl geçirdikten sonra, Indiana’da yeniden sorumluluklarını artırdı. 2014’te Miami’ye konferans finallerinde kafa tutan takımın önemli parçalarından biriydi. Indiana’dan sonraki adresi Orlando’da ise bir yandan sol baldırından geçirdiği sakatlıkla cebelleşti, diğer yandan takımın bir türlü kadro istikrarını sağlayamamasından kötü etkilendi ve NBA kariyerinde bir alacakaranlık kuşağına geçiş yaptı. 2017 yazında Orlando tarafından serbest bırakılan Watson, 600 maçlık normal sezon, Chicago, Brooklyn ve Indiana’da çoğunlukla yedek guard olarak yaşadığı 48 maçlık play-off tecrübesiyle birlikte Avrupa’ya geri dönüş yaparken Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi’ni ve kümede kalma mücadelesi yapan Muratbey Uşak’ı tercih etti. Uşak’taki ilk maçında 30 dakika süre alan 33 yaşındaki oyuncu, yayın gerisinden 1/6 ile şut atarak biraz pas tuttuğunu saklayamasa da, 10 sayı, 8 asist, 2 top çalma ile ilerleyen maçlar için Uşak tribünlerine umut aşıladı.


daha fazlası tbl.org.tr

15.03.2018